Bir Amatörden Soğanlı Bitkiler Hakkında Bazı Şeyler!

2013-05-03 19:27:00
Bir  Amatörden Soğanlı Bitkiler Hakkında Bazı Şeyler! |  görsel 1

Bundan 10 sene önce Denizli de bahçemi kurmaya başladığımda bir bitki koleksiyonum olsun istiyordum. Öyle bir bahçe kurmalıydım ki içine giren aradığı olmayacak bir çiçeği bile bulabilsin. Tabii doğa şartlarında bu iş sınırlı ama imkansızda değil. Yazın bahçenin vericiliği çok, tabii gösterişi de! Baharın ortasından  itibaren meyve ağaçları ve bazı çalılarla çiçeklenme başlıyor, gelen giden  pek hoşlanıyor. Yaz başında meyvelerdi, çiçeklerdi, efendim taze biber, çeri domates derken, sonbahara kadar işi idare ediyorsunuz veee, Kasımpatılarla da kapanışı yapıyorsunuz. Ya ondan sonra, ondan sonra bahçeye bir hüzündür  çöküyor… Ama  umutsuzluk bahçevana göre değil! İşte umutsuzluğu hiç sevmeyen bir amatör bahçevan olarak ben 4 yıl önce  soğanlı bitkilere merak saldım. Soğanlı bitkilerin bilimsel dilde geofit’lerin en önemli özelliği sürprizlerle dolu olmaları. Eğri büğrü, kara kuru köke benzer benzemez bir  yapıdan birde bakıyorsunuz inanılmaz güzellikte, sizi büyüleyen bir çiçek çıkmış, hem de  bahardan umudunuzu kestiğiniz, kışın en ayaz günlerinde, karların ortasından size  taptaze bir umut olarak bakıp duruyor….Önceleri  bahçelerin kenar süsü olarak kullanılan bu bitkiler şimdilerde park ve bahçelerin vazgeçilmez öğeleri haline gelmekteler. Bugün bu umudu sizlerle de paylaşmak, bilen bilmeyenle soğanlı bitkileri konuşabilmek  için bu yazıyı hazırladım. Yazının  başında önce tanımları, sonra yetiştirme yollarını, aralarda küçük ipuçlarını, tablo halinde birkaç soğanlı bitki örneğini  ve özelliklerini bulacaksınız. Ayrıca yazı ... Devamı

Bir zamanlar bahçemde yetiştirdiklerim

2013-05-03 19:18:00
Bir zamanlar bahçemde yetiştirdiklerim |  görsel 1

Bir zamanlar Denizli de yaşardım, çok severek... Oradaki bahçemde yetiştirdiklerimden bir yazı yazmıştım, sizlerle onu paylaşmak istedim bugün....            İlk olarak gözbebeğim “ters lale”. Doğu Anadolu dağları ve İran’ın komşuluğunda olan yüksek kısımlarda doğal ve endemik olarak yetişen soğanlı bir çiçektir. Son yıllarda yurtdışına çıkışı kontrol altına alınmış olsa da zamanında yurtdışına bolca götürülmüş ve Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerde hibrit türleri bile üretilmeye başlanmıştır. Fritillaria cinsine ait ve pek çok alt türü olan bir çiçektir. Yurdumuzda da çeşitli yörelerde 12 ayrı türünü bulmak mümkündür. Laleye benzeyen, bir dalın üzerinde 5-6 adet çiçeğin ters dönmüş görünümü nedeni ile “ters lale” adını almıştır. Ancak Doğu Anadolu bölgemizde “ağlayan gelin; Şemdinli lalesi” adları ile de anılmaktadır. Yurt dışında ise adı “crown impera: kral tacı” olarak geçmektedir.            Boyu doğal yetiştiği yerlerde 50- 70 cm’ i bulabilmektedir ama benim gibi batıda, Denizli’de yetiştirmeye kalkarsanız 40 cm’ i zor bulursunuz, yine de biraz küçük de olsa görkemli çiçeklerini mart sonu-nisan başında keyifle izleyebilirsiniz. Sonbaharda derine dikilmesi gereken soğanlar  çok pis kokar, biri size tanımadığınız bir çiçek soğanını ters lale diye satmak isterse koklamanız  hatta kötü kokusu nedeniyle koklayamamanız yeterlidir!!!          Sırada “dalya” var. Latince  adı olan “dahlia” dan  ... Devamı

Cam Çiçekler

2013-05-03 18:55:00
Cam Çiçekler |  görsel 1

Birkaç yıl önce bir Mayıs ayında Boston’a yaptığım seyahat sırasında gezdiğim botanik bahçelerinden birinde sohbet ettiğim bir görevli “Harvard doğa tarihi müzesinde cam çiçekleri” görmem konusunda israr etti. Önce pek anlam veremedim ve açıkçası daha çok birkaç porselen cam çiçek modeli göreceğimi düşündüm. Yinede görmeden edemedim ve inanın hiç pişman olmadım. Görülmeye, bilinmeye değer inanılmaz bir koleksiyonla karşılaştım. Bu yazıda sizlere “cam çiçekler”in hikayesini kendi çektiğim ve müzeden aldığım kitaptan derlediğim fotoğrafları ile anlatmaya çalışacağım…   “16 Nisan 1890 da cam ustaları baba oğul Leopold ve Rudolph Blaschka Harvard Üniversitesi ile bitki modelleri yapma konusunda 10 yıllık bir anlaşmaya imza atarlar. Bu anlaşma yarım asırdan daha uzun süreli bir ilişkinin ve inanılmaz güzellikte bir koleksiyonun başlangıcıdır.            Cam çiçekler koleksiyonu  Harvard Botanik Müzesi Müdürü  George Goodale tarafından başlatılmış, finansmanı ise Boston’lu bir aileye mensup bir anne kız  olan  Elizabeth C. and Mary Lee Ware tarafından sağlanmıştır.  Bitkilerin cam modellerinin Ware koleksiyonu  “The Ware Collection of Glass Models of Plants” olarak bilinen koleksiyonda resmi olarak 4400 adet model bitki anatomisinin en ince detayında kadar  özel bir işçilikle işlenmiştir.” (1)   1886 da başlayan bu hikaye oldukça ilginç aslında.  1858 de Harvard Üniversitesi Botanik bölümü Asa Gray  yönetiminde kuruluyor ve  Dr. Goodale,  çalışkan bir botanikçi ve hevesli bir kurucu olarak ... Devamı

Yeniden Burada 2

2013-05-03 07:09:00
Yeniden Burada 2 |  görsel 1

Uzun zamandır bloğuma  yazammıştım. baharla beraber bir heves, bir iştah geldi bana da. BAB köşesi yapmaya karara verdim, yani Bu Ay Bahçemde yazı dizisi. Daha önceleri Denizli'deyken bir yerel gazate için başlamıştım ama yarım kalmıştı, devam etmek için iyi bir zaman....   hepinize iyi baharlar, yakında BAB NİSAN ve peşinden BAB MAYIS da görüşmek dileği ile....   Devamı

TEMA-Vehbi Koç Doğa ve Kültür Merkezi

2008-10-27 23:26:00

İstanbul boğazını seyredecek en iyi nokta neresidir?Bu soruyu bilinçli olarak hiç sormamıştım kendime ta ki Kavacık Otağtepe deki TEMA-Vehbi Koç Doğa Kültür Merkezi’ni görene kadar.İster TEM otoyolundan, ister sahilden gidin, önce ana kapıya geleceksiniz, kişi başı 1 YTL verdikten sonra güzel olduğunu düşüneceğiniz bir bahçeye gireceksiniz. Önce sağa sola, Vehbi Koç’un  büstüne bakacak, yeşilliğe ve düzene bayılacaksınız ama biraz daha ilerlediğinizde acele ettiğiniz fark edeceksiniz, çünkü önce dev bir Türk Bayrağı sonra  Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün dev ayağı ve aniden karşınıza çıkan İstanbul boğazı….Bu andan sonra inanamayacaksınız gözlerinize… Solda 1.köprü, karşıda  Rumeli Hisarı, sağda alabildiğine boğaz… Tekneler, vapurlar,  şilepler tam elinizin altından geçecek, uzansanız tutacaksınız sanki… Bu “doğa merkezi”nde yiyecek içecek yok, sadece siz, boğaz ve güzellikler var. Ne düşüneceğinizi bile şaşırtacak kadar nefesiniz tutulacak…. Sadece İstanbul Boğaz mı,  hayır çok da güzel bir bitki koleksiyonu var. Her kenarda bir teras, her köşede bir grup ağaç, çalı, çiçek vs.. vs… Gidin görün derim, mutlaka ve mutlaka… Pazar sabahlarınızın vazgeçilmezi olacak….Elinizde termosunuz, çantanızda börekleriniz, sabah kahvaltısına bir de manzarayı katık ettiniz mi ömrünüze ömür katılacak…. ... Devamı