Cam Çiçekler

2013-05-03 18:55:00
Cam Çiçekler |  görsel 1

Birkaç yıl önce bir Mayıs ayında Boston’a yaptığım seyahat sırasında gezdiğim botanik bahçelerinden birinde sohbet ettiğim bir görevli “Harvard doğa tarihi müzesinde cam çiçekleri” görmem konusunda israr etti. Önce pek anlam veremedim ve açıkçası daha çok birkaç porselen cam çiçek modeli göreceğimi düşündüm. Yinede görmeden edemedim ve inanın hiç pişman olmadım. Görülmeye, bilinmeye değer inanılmaz bir koleksiyonla karşılaştım. Bu yazıda sizlere “cam çiçekler”in hikayesini kendi çektiğim ve müzeden aldığım kitaptan derlediğim fotoğrafları ile anlatmaya çalışacağım…

 

“16 Nisan 1890 da cam ustaları baba oğul Leopold ve Rudolph Blaschka Harvard Üniversitesi ile bitki modelleri yapma konusunda 10 yıllık bir anlaşmaya imza atarlar. Bu anlaşma yarım asırdan daha uzun süreli bir ilişkinin ve inanılmaz güzellikte bir koleksiyonun başlangıcıdır.

           Cam çiçekler koleksiyonu  Harvard Botanik Müzesi Müdürü  George Goodale tarafından başlatılmış, finansmanı ise Boston’lu bir aileye mensup bir anne kız  olan  Elizabeth C. and Mary Lee Ware tarafından sağlanmıştır.  Bitkilerin cam modellerinin Ware koleksiyonu  “The Ware Collection of Glass Models of Plants” olarak bilinen koleksiyonda resmi olarak 4400 adet model bitki anatomisinin en ince detayında kadar  özel bir işçilikle işlenmiştir.” (1)

 

1886 da başlayan bu hikaye oldukça ilginç aslında.  1858 de Harvard Üniversitesi Botanik bölümü Asa Gray  yönetiminde kuruluyor ve  Dr. Goodale,  çalışkan bir botanikçi ve hevesli bir kurucu olarak Harvard Botanik Müzesinin başına geçiyor.  Önceleri oluşturmak istedikleri bitki koleksiyonunu kurutulmuş çiçeklerden bir herborium şeklinde başlatıyorlar, sonra derslerde kullanılmak üzere  balmumundan yada parafinden yapılma çiçek modelleri kullanıyorlar ama  her türlü malzeme  rengini ve formunu çabucak yitiriyor, kullanışlı olmuyor. Ayrıca tohum, yaprak ve çiçeğe ait detayları da en ince ayrıntısına kadar veremiyorlar…

Bir arayış içindeyken Zooloji bölümü de Dr. Goodale su altı canlılarına ait camdan yapılmış modeleri görüyor ve biniyor bir vapura, Almanya’nın Dresden kasabasındaki  Bohemia kristal ustaları olan baba oğul Blaschka’ları buluyor….İşte “cam çiçeklerin” esas hikayesi  bundan sonra başlıyor…..

Dr. Goodale dostça karşılanıyor ve yerinde gördüğü birkaç parçadan sonra iyice umutlanıyor. Birkaç parça için konuşup dönüyor, ama  baba-oğulun yaptığı ve gönderdiği ilk parçalar  gümrükte  ciddi tahribata uğruyor. Kurtulanlarsa en çok Bostonda yaşayan Ware ailesine mensup Elizabeth ve Mary Ware’in ilgisini çekiyor. Dr Goodale’e bu yaratıcılığı destekleyip finanse edeceklerinin sözünü veriyorlar. Botanik bölümünde ilk etapta yapılacak nadide bitki türlerinin  listelerini oluşturup Dresden’e Blaschka’lara  yoluyorlar. Yalnızca  bitki listeleri değil, bazı yetiştirebilecekleri  tohumlar da yollanıp, uygun örnekleri kendi bahçelerinde yetiştirip, görerek  yaratmaları sağlanıyor.

1887 de ilk 20 model Amerikaya ulaştırılıyor ve kırılmaları önlemek için paketler özel olarak açılıyor. 1890 da kontrat imzalandıktan sonra Blaschka’lar  çalışmalarına hızla devam ediyorlar. Anlaşmalarına göre yıllık 8000 mark alıyorlar, ilk 6 ay sonunda paranın  yarısı , ikinci altı ay sonunda da kalanı kendilerine ulaştırılıyor. Ayrıca bazı tropikal bitkileri yerinde incelemek için oğul Blaschka Ware finansmanı ile  Karaib adalarına, Amerikanın değişik bölgelerine seyahatler yapıyor. 1895 de baba Blaschka’yı  kaybediyorlar, 1936 da da oğul emekli oluyor, o tarihden sonra  “cam çiçek” örnekleri yapılmıyor. Ancak Blaschka ailesi, Ware finansmanı ile 50 yıla yakın 4400 adet eser yaratıyorlar.

 

Bu yaratıcılık Blaschka’ların cam santında bir sırları olduğunu düşündürtüyor herkese ancak baba Blaschka 1889 da Miss Ware’e yazdığı bir mektupta aynen  şöyle diyor:

“Pek çok kişi bizim camı işlerken ona bu çiçek formlarını  verdiğimiz bir sırrımız olduğunu düşünüyor. , oysa yok. Biz ince bir dokunma duyusuna sahibiz. Oğlum Rudolf bendenden daha  fazla sahip buna, çünkü o benim oğlum ve bu dokunma duyusu her nesil bir öncekine göre artmakta. İnsanlara söylediğim gibi, iyi bir cam sanatçısı olmak için tek yol camı seven bir büyük-büyük babaya sahip olmaktır; sonra o da sizin büyükbabanız olacak ve kendi gibi hisseden bir oğla sahip olmalıdır. O büyükbaba da cama  tutukulu bir sevgi besleyen sizin babanıza sırasını verecektir. Onun oğlu olarak da siz kendi elinizi deneyeceksiniz, başarısızsanız bu sizin kabahatinizdir. Ama  onlarda olan aşk sizde yoksa bu sizin kabahatiniz değildir! Benim büyük babam Bohemia’da en çok tanınan, en popüler cam ustasıydı ve 83 yaşına kadar yaşadı,çalıştı. Babamda onun kadar yaşlıydı, Rudolf benim elimin de en az onlarınki kadar çalışmasını umuyor.  Şu anda 60-70 yaşları arasındayım ve çok gencim, değil mi Rodolf?”

Oğul Rudolf Dr. Goodale’e  7 Agustos 1900 de yazdığı bir mektupta modellerin renklendirilmesi ile ilgili olarak  şunları söylüyor:

“ Emin olunuz ki müzenizdeki her model benim tarafımdan renklendirilmiştir. Benim şu anda sahip olduğum boyama sanatı bana,  25-30 yıl önce boyadığı resimlerden de anlaşılacağı gibi babamdan geçmiş saygın bir bilgidir. Ancak ben bu konuda, 20 yılı aşkındır önceleri intervertebralılar, daha sonra özüme kadar işleyen bitkilere ait her modeli boyamak için fırça ile sürekli çalışmanın sonucu son derece geliştim ve tecrübe kazandım.”

Rudolf’unda yazdığı gibi o yıla kadar  renkli aldıkları camları işleyip boyayarak ayrıca renklendirirken Rudolf 1900 den sonra  kendi camlarını kendi yapıp, doğal  renklendirme için de çeşitli formüller uyguluyor. Böylece çiçeklerin farklı renk tonlarını daha belirgin ortaya çıkarabiliyor ve daha gerçeğe yakın yaratabiliyor. Çiçeklerin çok uzun saplarının kırılmasını önlemek, bazı yapıları gerçeğe yakın yapabilmek için de  ince teller, cam içine enjekte ettiği tutkal gibi yardımcı malzemeleri de kullanıyor.

Ware koleksiyonu gerçek boyutlarında 164 bitki ailesine mensup 780 tür ve varyeteyi temsil eden 3000’in üzerinde bitki, çiçek, üreme organları ve kök-gövde özelliklerini içeren  modellere sahip oluyor. Bu sayı özel üç koleksiyonla birleştiğinde 4400’ü buluyor.  Paris,  Chicago,  Louisiana, New York, Tokyo gibi büyük şehirlerde kimi kez bazı parçalar sergilenirken, farklı müzelere daimi olarak bırakılmış çok az sayıda da olsa birkaç parça bulunmakta. Harvard Botanik Müzesinde ise bir büyük salonda cam dolaplar içinde, en eskisi bugün yaklaşık 115 yaşında olan modeller sergilenmekte. Yılda 100.000 kişinin müzeyi  ziyaret ettiği söylenmekte. Müzedeki modeller aynı zamanda botanik bölümü tarafında ders aracı olarak da halen kullanılmaymış. 

 

Ustalık ve sanatçı olmak insan oğlunun beyninin belkide  en özel özelliklerinden biri. “Cam çiçekler”i gördüğünüm zaman bunu bir kez daha  fark ettim, birde kendi ülkemizde ne usta ustalar olduğunu ve eserlerin yaşatılmasının  ne kadar önemli olduğunuda tabii…

Dilerim bir gün yolunuz Boston’a düşer ve sizlerde bu eşsiz sanat eserlerini yerinde görürsünüz. Yaşayan ve yaşatılan doğaya ve onu seven sizlere selamlarımla….

Melike Şahiner

 

Kaynakça:

1-The Glass Flowers at Harvard. Richard Evans Schultes, William A. Davis. Photographs by Hillel Burger, 1992

2-Müzeden Fotoğraflar Melike Şahiner

                                                       

488
0
0
Yorum Yaz